İnilti – Akıl Hastalarından Şiirler
Bedia Tuncer, İnilti ile belki de bir ilke imza atıyor: Akıl hastalarının yazdığı şiirlerden oluşan bir şiir kitabı derliyor.

“Ve sonunda kaçırmak için bizlere, elbette akıl kalır...”
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları bölümünde personellere okuma yazma öğretmek üzere giden Bedia Tuncer, orijinal bir fikirle belki de bir ilke imza atıyor: Akıl hastalarının yazdığı şiirlerden oluşan bir şiir kitabı derliyor. Hastaların adları sansürlü olarak yazılıp, yanına da oda numaraları iliştirilmiş kitabımız; birbirinden ilginç, güzel ve yer yer komik şiirleri içinde barındırıyor.
“Elim bir kırık kalem,
Kefenimin parçasından bir kâğıt
İşte şuracıkta günlerimi dolduruyorum.”
Bedia Tuncer, bu kitap sayesinde hastalara kendilerini ifade edebilmeleri ve yaratıcılıklarını gösterebilmeleri adına çok güzel bir fırsat sunuyor. Aynı zamanda, insanları bu konu üzerinde düşündürerek; farkındalığı ve empatiyi arttırıyor. Toplumda hastalara karşı var olan önyargıların kırılması -en azından sorgulanması- potansiyelini beraberinde getiriyor.
“Deli deyip de geçme, bazen ilme varmıştır.
En karışık toplumu, deliler kurtarmıştır.”
Günümüzde dahi, “deli” diyerek bu insanları ciddiye almayan veya hastamızın da belirttiği gibi; “deli” diyip geçen, böyle çok insan varken, Tuncer deli diyip geçmememiz adına bir kitap bırakmış.
Zorba kız kaçırır,
Kamarot kurşun kaçırır.
Karaborsacı döviz kaçırır,
Zengin hanım kürk kaçırır.
Ağa koyun kaçırır,
Orman eşkiyası kütük kaçırır.
Ve sonunda kaçırmak için bizlere
Elbette akıl kalır.
33-B servisinde Y…K…
Bu şiirler, akıl hastalarının zihinlerindeki karmaşık düşünceleri, duyguları ve hayalleri yansıtıyor. Onlar, kendi dünyalarında sıkışıp kalmış olsalar da, yaratıcılıkları ve ifade yetenekleriyle bizi etkiliyorlar. Bedia Tuncer, bu kitap aracılığıyla toplumda akıl hastalıkları konusunda farkındalık yaratmaya çalışıyor ve bize gösteriyor ki, onların ürettiği sanat ve edebiyat, bizim anlamamız ve takdir etmemiz gereken bir değer taşıyor.