Elma Kokan Katliam "Halepçe"
16 Mart 1988 yılında, 5 binden fazla insanı hayattan koparan katliamın üzerinden tam 34 yıl geçti.

İran-Irak savaşı sırasında devrik lider Saddam Hüseyin'in, peşmergenin İran'a destek verdiği iddiasında bulunarak, Kürdlere yönelik gerçekleştirdiği El-Enfal harekatı adı altına saklanan bu soykırımın acısı, tarihte bir kara leke olarak anılmaya her yıl olduğu gibi bu yılda devam etmektedir. İran sınırına 15 km mesafedeki Halepçe kentine yapılan bu salıdırı, sivil nüfusa karşı yapılan en büyük kimyasal saldırı olma özelliği taşımasıyla birlikte, 10 binden fazla sivili de yaralamıştır. Kimyasal saldırı sonrasında ise bireylerde çeşitli rahatsızlıkların görülmesi yanı sıra doğumlar da başarılı bir şekilde gerçekleşememiştir.

2010 yılında Irak Yüksek Mahkemesi tarafından verilen karar ile bu saldırı 'soykırım eylemi' olarak tanınmıştır. Devrik liderin gerçekleştirdiği El Enfal harekatında ise toplam 182 bin Kürd sivil ölmüştür.
Birleşmiş Milletler'in incelemeleri sonucunda ise kullanılan kimyasalın, hardal gazı ve türünü tespit edemedikleri bir gazın karışımı olduğu sonucuna varılmıştır.
İçeriği tespit edilemeyen bir gaz ile bu soykırım gerçekleştirilmiş olsa da o gaza dair elimizde kalan en acı gerçek ise çocukların dilindeki "Daye bihna seva te!" (Anne! Elma kokusu geliyor!) sözü olmuştur. Ne yazık ki mutlululuğun değil, acının dili evrensel olmuştur. Ne yazık ki insanlık mutluluğu haykırmak için değil, acıyı sessizce her 16 Mart'ta olduğu gibi bugünde paylaşmak için Kara Cuma adı altında bir araya gelmiştir. Ne yazık ki bugün de bizleri ideolojilerden, görüşlerden veya taraflardan ayırıp bütünleştiren şey mutluluk değil, acı olmuştur. Elma kokusunun en acısı bu 16 Mart'ta da tüm dünyayı sarmış, geride ise sadece sessiz tanıklar bırakmıştır.

Kaynak: Gazete Duvar