Türkan İldeniz: Yirminci Yaş Yangınları
"Benim yazgım Cümle sevgilerden uzak."

Kayıp bir kadın şair. Çoğunuz ismini benden duyuyorsunuzdur.

"Kadını kadına anlatma" görevini üstlenen ilk kadın şairlerimizden kendisi. Öyle tatlı, dönemine uygun isyanları ve aşkları var ki, okurken çok seveceksiniz eminim.
"Kınamalar çoğalırsa çoğalsın işte
Sana yaşıyorum teki tekine.
Al ellerimi, al ısıt inadına
Sebepsiz olmasın kıskançlıkları.
....
Varsın çoğalsın kınamalar - duyan kim
Erkekçe solukla yakınımda - ürpereyim."
Bunca zaman sevilen erkeğe karşı hep bir adım geride olmamız söylendi. Bunun "Hanım hanım kız" rolüne uydurulduğunu gördük. Sevdiğimizi söyleyemezdik, ayıplanırdık. "Bize ilk geleni sevdik." diyordu bir şair. Bizi ilk istemeye gelene aşık olmak zorundaydık. Toplumsal baskı işte. İşte o dönemin şairi Türkan Hanım. Her şeye rağmen kınamalara karşı isyankar!

Her dizesinde kasılan ve sıkılan bir kadının bütün yargıları bir kenara atıp aşka gittiğini gördüm. "Beni senden zorla kopardılar yiğidim" derken imkansız aşklarda nasıl boğulduğunu, sevdiğine adetler yüzünden özgürce kavuşamayan kadının göğsünün nasıl sıkıştığını bildim. "Çok zor sevişmeyi özlemek" demiştim sevdiğim için bir şiirimde. Onunla sohbet, ona sarılmak her şeyden mühim demek istiyordum esasında.

Türkan İldeniz en cesur ve en güzel kadınımdır. İnsanı sevmek önce.

"Benim yazgım
Cümle sevgilerden uzak."
Bir kadın bir erkeği nasıl sever, nasıl ister, nasıl bekler, ona neler verir sorularının tüm cevabı bu şiirlerde.

"Beni ilk öpenin sen olmasını istiyorum."
İlk öpücüğün ateşiyle yanmak, genç kızlığın engel tanımayan adayışları..
Lirizmin coşkusuyla....
"Beni sen ittin tehlikede yaşamaklara
Beni sen zorla ittin hatırlatırım
Gitme dedim gözlerimce yalvardım
Işıklara büyülenmiştin
Işıklara koştun beni karanlık bıraktın.
Oysa ben ezilecek kız değildim biliyorsun
Bayrak açmış orduyu çiğner de geçerdim
Tek seni çiğnemedim, çiğnemek istemedim
Acımak kuşandım sana sonra sevmek denedim.
Seni ben yoğurdum, işledim, ben çizdim
Tuttun çaresizliğimi kollayıp bir casus gibi sen
Umulmaz zamanlarda bıraktın beni gittin
Dönemem artık istesem de dönemem
Geçtiğim bütün köprüleri yaktım anla." (1965)