Mine Söğüt - Beş Sevim Apartmanı
Cinperi Aleminden Gerçekliğe Uzanan Yaşam Öyküleri

Mine Söğüt’ün kaleminden çıkan Beş Sevim Apartmanı, Cihangir’de sıradan bir apartmanda yaşanan sıra dışı olayları konu edinir. Dairelerde yaşayan beş farklı kişinin hayat hikayesinin her biri, ikişer farklı açıdan okuyucuya sunulur. Bu patolojik öyküler önce "delilerin" daha sonrasında Doktor Samimi'nin anlatımıyla verilerek farklı gerçeklikler ve farklı algılama biçimleri gözler önüne serilir.
“Rüyada anahtar görmek, öbür alemlerden haber almak anlamına gelir. Rüyalarında anahtar görenlere tez zamanda iyi saatte olsunlar görünür...”
Çocukluğundan beri sevgisizlik ve yalnızlık içinde büyüyen Doktor Samimi, bu yalnızlık sonucunda rüyalarında gördüğü cinperi arkadaşlarına inanmaya başlar. Öyle ki psikiyatr olduğunda dahi rüyalardaki arkadaşları peşini bırakmaz. Bir noktadan sonra kendi kendine yarattığı bu hayal dünyasından rahatsızlık duyan ve cinperi arkadaşlarından kurtulmak isteyen Doktor Samimi, Pürtelaş Sokağı'ndan beş katlı bir apartman tutarak kendisi gibi cinperi arkadaşlara sahip olan beş şizofreni hastasını bu apartmana yerleştirir. Oğuz, Yeşim, Yusuf, Elif, Melike; Beş Sevim Apartmanı’nın beş katında, perdelerin ardındaki beş ayrı hayat hikayesinin kahramanları.
“…. Beş Sevim Apartmanı belki de beş hücreli bir akıl hastanesiydi, hastalıklarıyla birlikte bu apartmana hapsedilmiş beş delinin tek ilacı da o tuhaf pencerelerdi.”
Her bir hastanın hikayesi oldukça ilginç olmasına karşın bu hikayeler Doktor Samimi tarafından tekrar anlatıldığında acı gerçekler yüze tokat gibi çarpar çünkü bu beş kişinin ortak noktasının sevgisizlik olduğu anlaşılır. Bu anlamda kitap çok önemli bir noktaya değinmiştir. Sevgi ve ilgi görmeden yalnızlık içerisinde büyüyen çocukların nasıl travmalar edinebileceği ve bu travmaların onları sürükleyebileceği noktalar ortaya koyulur. Gerçek yaşamın açtığı yaralardan hayal dünyasının “iyileştirici gücüne” uzanan hikayelere tanık eder okuyucuyu.
"Rüyasında kendini aşık gören kimse aklını yitirecek demektir. Rüyada aşk, şuur dünyasının kralıdır. İçine girdiği ruhu isterse atlıkarıncalarla gezdirir, isterse dipsiz uçurumların kasvetine düşürür. Nasıl isterse..."
İçerisinde çeşitli rüya tabirleri de bulunan kitap, fantastik olanla psikolojinin harmanlanmasıyla oluşmuştur. İnsan psikolojisinin gerçekliği nasıl süsleyip bambaşka bir hale getirebileceğini gösterir. Karakterler, kötü davranışlarının sebeplerini cinperilere bağlar, kendilerine öyle emrettiklerini söyleyerek suçu onlara atar. Aslında kendilerine ait bir yanlarından kaçış yöntemidir bu.
Toplumsal sorunlara ve onların kişisel etkilerine değinen Beş Sevim Apartmanı, her ne kadar fantastik ögeler barındırsa da bahsettiği konular gerçek yaşamın bir aynası niteliğindedir. Yaşamda insanı besleyen ve iyileştiren noktaların önemi ve bunların eksikliği halinde ortaya çıkabilecek problemler, okuyucuyla şeffaf bir şekilde paylaşılır.