Haiku: Anlam Sızması
Bir avuç kelimeyle derin his sızıları bırakmak… Japonya’nın geleneksel şiiri haikuyu birlikte inceleyelim!

Dağda batan güneşSonbahar yapraklarınınKızılını çalıyor sanki.Taniguçi Buson
Geleneksel bir Japon şiiri olan haiku, okuyucusunun gözüne önce sadeliği ve kısalığı ile çarpar. Bir anlık bakışla hayattan kısa bir kesiti aktaran bu şiirler, genelde 5-7-5 şeklinde toplam 17 heceli olmak üzere 3 dizeden oluşur ve tek nefeste sarf edilir. Zamanla farklı dillere ve kültürlere de yayılmasıyla geleneksel kalıbında bazı esnemeler gözlense de haiku; az ve öz, bir çırpıda anlatma ruhundan bir şey kaybetmemiştir.
Sokak lambasıHer gece yalnız kalırYalnız ve aydınlıkToiku
Göstergeler İmparatorluğu incelemesinde Japon kültüründeki göstergeleri ele alan Roland Barthes, haikulara da birkaç bölüm ayırır. Batı kültüründeki ince işlenmiş, süslü yazının aksine duruluğu, kısalığı ve sıradanlığıyla herkesin kolayca yazabileceği illüzyonunu oluşturan haikular için “yorumsuz görü”ler der. Zira bu küçük şiirler bir betimleme yapmaz. “Burada görülecek özel hiçbir şey yok” demek ister sanki okuyucusuna. Görülmedik bir şeyden bahsetmez ama bir o kadar da bilinmedik ve yeni hissettirir. Betimlemez, tanımlamaz; yalnızca belirtir. “Bu, budur” der ve aradan çekilir. Ardında bıraktığı tat, her okuyucusunu kendine has bir duygu bulutuna sürükler.
Ne çok insan geçtiGüz yağmurunun altındaSeta köprüsünden!Joko
Geleneksel olanlarında doğa ve mevsimsel tasvirlere de sıklıkla yer veren haikular, bir yandan insanın bu doğa içinde ne kadar küçük bir parça olduğunu da sakince hatırlatır. Dünya sürekli bir akış içinde varlığını sürdürürken insan onun geçici bir yoldaşıdır ancak. Yazdığıyla bunu belirten haiku, okunduktan sonra uyandırdıklarıyla, insanın içinde de kendi akışında var olan bir dünya olduğunu hissettirir.
Dağ yolundan geliyorumAh! İşte bu çok hoş!Bir menekşe!Buşon
Anlama ancak söylemini anlaşılmaz kılarak başkaldıran Batı yazınının aksine, anlaşılır olmayı sürdürerek anlamlı söyleyişin karşısında durur haiku. İçinde doğduğu ve geliştiği kültürün sadeliğinden çok şey taşır bu nedenle. Batılı edebiyatçılara “boş, kısa ve sıradan olmak hakkınızdır” demiş ve onlara bambaşka bir ifade yolunun da var olabileceğini göstermiş olsa gerek ki, zamanla, başka kültürlerde de kendine yer bulabilmiş. Haikular, Kikaku’nun şiirlerini Fransızcadan Türkçeye çeviren Orhan Veli’yi de etkilemiş kuşkusuz. Böylece modern Türkçe şiirin ilk haikusu olarak bilinen bu haikuyu yazmış:
Gemliğe doğruDenizi göreceksinSakın şaşırma.
Orhan Veli’den sonra başka Türk şairleri de edebiyatımıza bu türde dizeler kazandırmış. Son olarak birkaç örneğiyle bitirip bu sakin şiirin bıraktığı tatla sizi yalnız bırakıyorum.
Lapa lapa yağan karı düşledimPencerenin önünde bütün yazBaktım ki, kan içindeyimAhmet Oktay
Güm güm çalındı kapımAçtım baktım kiYalnızlığımmışCemal Süreya
Ay batıya uzanırkenDoğuya kayıyorGölgesi çiçeklerinBuşon
Kendisi isteyerekDüşüyor yaprakRüzgarsız gündeNozawa Boncho